->
BRONŞİT
Bronşlar:
Ağız ve burun yoluyla aldığımız temiz hava, yutak ve gırtlaktan geçerek soluk borusuna ulaşır. Soluk borusu iki ana kola ayrılır. Bu kollar da kendi aralarında daha küçük kollara ayrılarak akciğerlere bağlanırlar. Soluk borusunun büyük kollarına “bronş”, daha küçük kollarına ise “bronşiyol” adı verilir.
Akciğerlere giriş yapan bronşiyollerin sonu kesecikler şeklinde olup gaz alış verişi bu keseciklerde gerçekleşir. Keseciklerin iç duvarı kılcal kan damarları ile donatılmıştır. Kan hücrelerine oksijen yükleme ve karbondioksit alma bu kılcal damarların bronşiyol keselerine açılan yüzünde (alveol) meydana gelir.
Bronşit:
Bronşların herhangi bir sebeple iltihaplanması olayına “Bronşit” adı verilir. Akut ve kronik olmak üzere iki şekli vardır.
Akut Bronşit: Daha çok sonbahar ve kış aylarında bulaşıcı hastalıklarla birlikte görülür. Tifo, kızamık, boğmaca virüsleri bronşlara kadar yayılarak iltihaplanmaya sebep olurlar.
Belirtileri:
* Ateş, öksürük ve vücutta kırıklık ilk belirtilerdendir.
* Başta kuru olan öksürük, hastalık ilerledikçe balgamlı öksürüğe dönüşür.
* Boğazda yanma, ağrı ve ses kısıklığı görülebilir.
Tedavi:
* Ateşin düşmesi ve öksürüğün önlenmesi için ilaç verilir.
* Eğer bronşite bir akciğer hastalığı da eşlik etmiyorsa yatak dinlenmesi ve bol ıhlamur çayı içilmesi hastalığı atlatmaya kafi gelecektir. Ihlamur suyu iyi bir balgam söktürücüdür.
* Hastanın yattığı oda sıcak ve nemli olmalıdır. Nem, sobanın üzerine konan bir çaydanlığın ağzı açık bırakılarak (buharla) temin edilebilir. Buğuseptiklerin buharı teneffüs edildiği zaman oldukça faydası görülecektir.
Kronik Bronşit: Kış aylarında üç aydan fazla süren veya iki kış üst üste görülen bronşit kronik sayılır. Kronik bronşit balgamlı olup daha çok sigara içenlerde ve kirli şehir havası teneffüs edenlerde görülür.
Belirtileri:
* Solunum güçlüğü ve sesli soluk alıp verme en tipik belirtisidir.
* Geceleri artan öksürükler, hastayı çok rahatsız eder. Ancak balgam söküldükten sonra rahat edebilir.
Tedavi:
* Tedavinin ilk adımı sigarayı bıraktırmaktır. Sigara terkedilmedikçe tedavi cevapsız kalır.
* Çalışma ve yaşama ortamı soğuktan, rutubetten ve tozdan uzak bulunmalıdır.
->
Dikkat: Kanama ile sonuçlanan her türlü yarayı -önemli veya önemsiz olduğuna bakmaksızın- mutlaka temizleyiniz. Zira tetanozu önlemenin birinci yolu budur. Eğer kanama faslı, sivri bir cismin batması sonunda meydana gelmiş ise; yarayı güzelce temizlemekle beraber tetanoz aşısı olmayı ihmal etmeyiniz.
Mikrop bulaşmasının belirtileri yaralanmadan hemen sonra görülmez. Mikropların gelişip çoğalması ve zehirli madde salgılaması zaman ister. Belirtiler, genellikle, iki ila yedi gün sonra ortaya çıkar. Bazı durumlarda -mikrobun cinsine bağlı olarak- daha geç ortaya çıkar.
YARANIN MİKROP ALDIĞI NASIL ANLAŞILIR?
* Yaralı bölge kızarır.
* Dokunduğunuz zaman acır.
* Yanma ve şişlik görülür.
* Bazan yaralı bölgeden yukarıya doğru (kol ve bacaklarda) kırmızı renkte çizgiler belirir.
* Koltuk altında veya kasıkta hassas şişler ortaya çıkar.
Bütün bu belirtiler, yaranın mikrop kaptığını ve mikropların vücuda yayıldığını gösteren kesin delillerdir.
Dikkat: Bulaşma (enfeksiyon) belirtilerini görünce yarayı sıkmayınız ve açmayınız; derhal bir doktora gidiniz.
Vücudun herhangi bir yerine yara açmayacak şekilde bir darbe geldiğinde doku altındaki ince damarlar (kılcal damar ağları) koparak kanarlar. Kanama, kopan damarların sayısına bağlı olarak bir yer kaplar. Kanamadan sonra, darbe yerinde ağrı ve yanma hissedilir. Kanayan bölge şişer. Şişlik önce morarır; sonra mavileşir. iyileştikçe rengi değişerek yeşile ve iyileşmek üzere iken de sarıya dönüşür. Bu arada şişlik iner ve ağrı da kendiliğinden kaybolur.
Ne Yapmalı?
* Vücudunuzun herhangi bir yerine darbe gelip ezilme olursa, vakit geçirmeden soğuk su kompresi yapınız (soğuk suya batırılmış bez koyunuz).
* Birkaç defa kompres uyguladıktan sonra, soğuk suya batırılmış bezi ezik yerin üzerine koyup sarınız.
* Bu işlemi ne kadar erken yaparsanız ezik yer morarmadan ve şişlik yapmadan kısa zamanda iyileşecektir. Soğuk su kompresinden sonra, ağrı da fazla hissedilmez.
* Ezik, göz çevresin de olursa, soğuk suya batırdığınız bir bezi göz çukuruna yerleştirip üzerinden sarınız. Ezik, morluk yapmadan iyileşecektir.
Erkeklerde Belsoğukluğu
Belsoğukluğu cinsel yolla bulaşan yaygın bir hastalıktır. Belsoğukluğunun bir diğer adı ise gonoredir.
Nasıl Ortaya Çıkar?
Belsoğukluğunun nedeni bakterilerdir. Enfeksiyon bir kişiden diğerine cinsel yolla bulaşır. Oldukça bulaşıcı bir hastalıktır. Bakteri, ağız, vajina, penis, veya rektum gibi bedenin herhangi bir açık noktasından vücuda girebilir.
Erkeklerde, enfeksiyon genellikle üretrada başlar. Üretra, idrarın geçtiği kanaldır. Ayrıca, oral veya anal seks sonrasında, bakteri boğazda veya rektumda enfeksiyona neden olabilir.
DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »
Gözde Yabancı Cisim
Çocuklarda ve işçilerde sıkça rastlanabilir. Açık havada oynayan çocuklarda bitki parçaları ya da toprak taneleri, metal kesimi, düzeltilmesi, sıva işinde çalışan işçilerde ise metal ve sıva parçacıkları göze kaçar. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »
İdrar yollarında veya idrar yaparken yanma çeşitli nedenlerden kaynaklanır. Belsoğukluğu, ülser, mesane iltihabı, prostat iltihabı, mesane uru, yumurtalık iltihabı, apandisit düşünülebilir. Bu nedenle tedaviye geçmeden önce, hastalığı doğuran nedeni tespit etmek gerekir. Tedavi, hastalığı doğuran nedene göre yapılır. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »
Duodenal Ülser Nedir?
Duodenal ülser ince bağırsağın üst taraflarında, iç kısımda bulunan acı veren bir yaradır. İnce bağırsağın mideyle birleştiği yer olan duodenumda oluşur.
Nasıl Oluşur?
Duodenal ülser, bağırsağın iç kısmının bir bölümü mide asitleri ve sindirim sularıyla aşındırıldığında oluşur. Normalde bağırsağın iç kısmı, mide asitlerine karşı korunmaktadır. Ancak bazen bu koruma yetersiz kalır ve ülser başlar.
DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »
Nasıl Bulaşır?
Cinsel yolla bulaşan hastalıklar ancak cinsel hastalığı olan birisiyle girilen cinsel ilişki sırasında ya da fiziksel temas sonucunda bulaşabilir. Doğal olarak birden fazla seks partneri olan kişiler, daha fazla risk altındadırlar.
Cinsel yolla bulaşan hastalıklar, kan yolu ile de bulaşabilir mi?
HIV ( AIDS virüsü), hepatit B virüsü ve frengi mikrobu kanda da bulunduğundan cinsel ilişki dışında kan yolu ile de bulaşabilen hastalıklardır. Bulaşmada kontrolsüz kan nakli, steril ( mikroplardan arındırılmış) olmayan şırınga ve iğneler, kesici ve delici aletler de rol oynar. Damar içi uyuşturucu bağımlılarının kullandıkları şırınga ve iğneler ile bu hastalıkların bulaşma riski vardır. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »
Yemek borusunun alt kısmında, aşağı özofegal sfinkter olarak adlandırılan halka gibi bir kas vardır. Bu kas aynı bir valf gibi çalışır. Bir yiyecek yuttuğunuzda, bu halka benzeri kas yiyeceğin mideye girmesi için açılır. Bu halka daha sonra, yiyeceklerin yemek borusuna kaçmaması için kapanır.
DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »