Ülser de günümüzde sık rastlanan bir hastalıktır. Onikiparmak bağırsağında (duodenum) görülen ülser, mide ülserinden daha fazladır. İkisinin de sebebi tam bilinmemekle beraber; yaşadığı ortama uyum sağlayamayan hassas kimselerde, işi aşırı yorgunluk verenlerde, alkol tüketenlerde, aspirin ve benzeri ağrı kesici ilaçları fazla kullananlarda ülsere sık rastlandığı da bir gerçektir.
Belirtileri:
* Ağrı hemen yemeklerden sonra görülür ve hasta aç olduğu zaman kendisini daha iyi hissederse “mide ülseri”nden şüphe edilmelidir.
* Eğer ağrı yemeklerden belirli bir zaman sonra ve aç iken de hissedilir ise; bu durumda “onikiparmak bağırsağı ülseri” mevzu bahistir. Aç karnına ağrı geldiği zaman birşeyler yeyince geçer. Sabah aç karnına iken ağrı duyulmaz.
Ne Yapmalı?
* İlaç tedavisinin yanısıra diyet uygulanır.
* Alkol ve sigara kesinlikle terkedilmeli; sinir gerginliği yapan hadiselerden uzak durmalıdır.

Günümüz modern obstetrik uygulamalarında travmaya (zedelenmeye) bağlı boyun eğriliklerine ender rastlıyoruz. Zor doğumlara, bazı durumlarda da uygun olmayan ve yanlış doğum yardımına bağlı olarak meydana gelen boyun eğriliklerini erken dönemde farketmek ve hemen tedaviye geçmek çok önemli. Bu nedenle her anne-baba adayı bu yazıyı okumalı.
Bebek doğduğu andan itibaren normalde başını iki tarafa döndürebilir. Boynun iki tarafında sternocleidomastoid ( SCM ) adlı bir kas bu harekete yardımcı olur. Bu kasın herhangi bir nedenle uzaması yada kısalması sonucu kasta kansızlık meydana gelir. Bu nedenle kasta kontraktür (sertlik ) oluşur. Kasın içinde bu sertlik genelde 8. günden itibaren oluşur. Bebek başını tek tarafa dönük tutmaya başlar. Zedelenmiş taraftaki adeleye doğru başını çevirir,yüzü karşı tarafa doğru bakar.

Bu şekilde başını yan tutmaya başlayan bebeklerde hemen Vojta tedavisine, eğer vojta yapan uzman yoksa, klasik egzersiz ve pozisyonlamaya başlanması gerekmektedir. Çocuğun karyolasını, yüzü, döndüremediği tarafa doğru döndürecek şekilde ayarlanmalıdır.Yine, kulakla omuz aralığı dar olan tarafa yan yatırıldığında ince bir yastıkla yatırılmalı, diğer tarafa yatarken ise yastıksız yatırmalıdır.
Çocuk fizyoterapistinin göstereceği şekilde germe ve kuvvetlendirme egzersizleri uygulanır.

Zamanında egzersiz programı uygulanmazsa şu problemeler görülülür : Sol SCM kası zedelenmişse,

1.Baş kısalmış tarafa yani sola yan yatar,kulak omuza doğru döner, omurga zıt yana doğru bir konveksite yapar.Yüz sağa döner.

2.Çocuk başını tam çeviremediğinden sırt üstü yatışı tercih eder. Buna bağlı olarak başın basınç gören tarafı ve yüz üstü yatış pozisyonda basınç gören alın kısmı yassılaşır. Başta asimetri gelişir.

3.Başın zoraki duruş nedeniyle, el-el koordinasyonu, el ağız koordinasyonu sadece yüzün baktığı tarafta yani sağda gelişir. Çocuk sırt üstü yatış pozisyonunda ağırlık noktası sağa doğrudur. Yüzüstündeyse ağırlık noktası başın eğik olduğu tarafa doğrudur, çünkü sol dirseğin dayanak noktası bloke olmuştur.
4.Sol kulak omuz mesafesi kısalır .Boyun omurlarında eğrilik oluşur.

5.Kalça eğriliklerine neden olur.

6.Baş arkasındaki kol ve bacağın gelişmemesine ve incelmesine neden olur.

7.Yüzde asimetri gelişir.

Ülkemizde de giderek yaygınlaşan tüplü dalma sporu (scuba diving) anne olmayı planlayanların da severek yaptığı bir spor türü olduğundan bu konuda da bilgi vermeyi uygun görüyorum.

Konuyla ilgili yaptığımız literatür araştırmaları, gebelik döneminde hiperbarik (yüksek basınçlı) oksijenin doğmamış bebeğe zarar verdiği yönünde bir bilgi içermemekle birlikte, çalışmaların sayısı kesin bir sonuca varmak için oldukça yetersiz bulundu.

Rusya’da hiperbarik oksijen tedavisi gebelikte normaldışı durumların tedavisinde kullanılıyor ve bu tedavi esnasında karbonmonoksit zehirlenmesi geçiren anne adaylarında bebeklerin zarar görmediğine dair bilgiler var. Ancak gebelikte düzenli olarak dalmaya devam eden anne adaylarından doğan bebeklerde çeşitli anomalilere rastlandığına dair vaka takdimleri de mevcut.

Şu anda hiperbarik oksijen tedavisi yapılan merkezlerde de tedavi odalarına gebe olanların girmesine izin verilmiyor.

Öneri: gebelikte dalma (tüplü dalma) konusundaki çalışmalar henüz yetersiz sayıdadır. Bu yüzden anne olmayı planlayanların gebelik öncesi dönemden itibaren ve tüm gebelik boyunca bu spora ara vermeleri uygundur.

Gebe olduğunu bilmeden tüplü dalış yapan anne adaylarının bebeklerinde anomali ortaya çıkma riski yapılan dalış sayısıyla ilgili görünmektedir. Şu anki verilerle bu anne adaylarına direkt olarak gebeliğin sonlandırılmasını (kürtaj) önermek yerine olguların ayrı ayrı değerlendirilmesinde fayda vardır.

Çoğu ana baba yeni doğan bir bebeğin şımartılıp şımartılamayacağını merak eder.

Bir asır önce ağırlıklı olarak kabul edilen görüş, yeni doğan bir çocuğun şımartılabileceği ve bunun çok kolaylıkla gerçekleşebileceği yönündeydi. Bebekler katı programlara tabi kılınır ve yalnızca kesinlikle gerekli olduğunda ele ve kucağa alınırlardı. Küçük bir bebek aç olduğu ya da altına yaptığı için ağlamıyorsa feryatları genellikle duymazlıktan gelinirdi. Kimse şımarık bir çocuğu olsun istemezdi.

Bugün ise doktorlar, yeni doğmuş bir bebeğin şımartılabilmesinin söz konusu olmadığına inanmaktadırlar. Artık, katı bir şekilde uygulanan tüm o programlar bir yana bırakılmış ve onların yerini, her bebeğin ve onun ait olduğu ailenin gereksinmelerinin hesaba katıldığı esnek bir program almıştır. Ana babalar çocuklarını kucaklarına almaya teşvik edilmektedirler. Doktorlar ana babalara, yeni doğmuş bebeklerinin, gerek beslenme, gerek rahatlarıyla ilgili acil gereksinmelerine yanıt vermelerini öğütlemektedirler. Sonuç olarak, bebeğinizin tadını çıkarmaya bakın.

Bir bebeğin ruhsal gereksinmeleri.bedensel gereksinmeleri kadar önemlidir. Yeni doğmuş bir bebek bile yakınlığa gereksinim duyar. Bir yeri ağrıyorsa rahatlatılmak ister, birine gülümsemek için o birinin ona gülümsemesini ister ve istediği şeylerle ilgilenen ve onları yerine getiren birinin bulunduğunu öğrenmek ister. Bunu yapan bir ana baba yeni doğmuş bebeklerini şımartmış olmaz. Yapmayanlar ise bebeklerinin, ruhsal güvenliğini sağlama şansını yok etmiş olacaktır.

Yeni doğan bebeğinizi çok fazla ilgi göstererek şımartma konusunda endişelenmenize gerek olmamakla birlikte bazen davranış modellerinin, doğumdan sonraki ilk dönem içinde ortaya çıktığını ve bunların yaşamın üçüncü ya da daha sonraki aylarında geri teptiğini ve sonuçta da ana babanın, çocuklarının kaprislerinin kölesi durumuna geldiklerini unutmamanız gerekir.

Bu durum bazen, mideleri sürekli gaz yapan bebeklerde ortaya çıkabilir. Geceler boyu, karnı ağrıyan yavrunuz kucağınızda odanın içinde yürürsünüz. Birçok bebekte karın ağrısı nöbetleri üçüncü ayda kesilir. Bebeğiniz de bu rahatsız dönemi atlatmış gibi görünür. Bebeğin karnının şişliği artık inmiştir ve çocuk pek rahatsızlık hissediyorsa da benzememektedir.Ancak her akşam, bebeği sepetine koyduğunuz anda çığlıklar başlar.

Bebek kucakta tutulmanın ve gezdirilmenin tadını öğrenmiştir bir kez. Bazıları bu bebeğin biraz şımarmış olduğunu söyleyecektir. Biraz şımarmış bir bebeği çok şımarmış bir bebek olmaktan korumak için, onu memnun etme çabalarınızı biraz azaltmanız gerekebilir. Bebeği yatağına bırakın, iyi geceler dileyin ve bebek feryada başlayınca hemen kurtarmak için içeri koşmayın.

Daha büyük bebeklerden farklı olarak, yeni doğmuş bir bebeğin çevresi ve o çevreye olan tepkisi son derece sınırlıdır. Daha çocuğunuzun oyun arkadaşını dövmesinden, parmağım açık bir elektrik prizine sokmasından ya da size sert bir “hayır” demesinden endişe etmeniz için önünüzde uzun aylar bulunmaktadır.

Yeni doğan bebeğin davranışı daha çok, acil fiziksel gereksinmelerine olan tepkilerinden oluşur. Tipik bir yeni doğmuş bebek günün büyük kısmını, her 2 ile 4 saatte bir beslenmek amacıyla bölünen bir uykuyla geçirir. Bu arada da günün önemli bir bölümünü ağlamakla değerlendirebilecektir.

Ana babalar genellikle, çocuklarının uygun miktarda yemek yemediğinden, yeterince uyumadığından ya da çok fazla ağladığından endişelenirler.

Bir dereceye kadar ana baba yeni doğan yavrularının davranışını yönetebilir. Ancak, ilk önce bebeğin davranışının gerçekten anormal mi yoksa yalnızca umduklarınızdan farklı mı olduğunu belirlemeniz gerekir, örneğin çoğu küçük bebek günün büyük kısmını uykuyla geçirirler, ama sizin bebeğiniz saatler boyu uyanık duruyor diyelim. sizi rahatsız eden bu davranışın kendisi midir yoksa yalnızca bunun anormal olup olmadığını mı bilmek istiyorsunuz? Normal davranışın ne olduğu hakkında kuşkuya düşerseniz doktorunuza danışabilirsiniz.

Her ne kadar genel eğilim, programı bebeğin belirlemesine izin vermek yolundaysa da bir ana baba da buna birtakım müdahalelerde bulunabilir. Kendini ayarlamak zorunda olan yalnızca siz değilsiniz. Yeni doğan bireyin de ailenin bir parçası olmak için üzerine düşen görevlere uyum sağlaması gerekir.

Örneğin, beslenme programını her zaman bebeğinizin dikte etmesin izin vermeniz gerekmez. Bebeğiniz gece yarısı uyanıp süt istiyorsa, ama siz geceleri saat 11′de yatmaktan hoşlanıyorsanız bebeği yatmanızdan önce uyandırmaya çalışın. Bebeğin ilk beslenme seansını biraz erkene alarak kendisini daha önce kaldırdığınızda acıkmış olmasını sağlayabilirsiniz. Çoğu bebek, son öğünlerinden 3 ya da 4 saat sonra beslenme amacıyla uyandırılmaktan rahatsız olmaz.

Ana babalar bir bebeğin beslenme programına etki edip, bebeğin beslenmeler arasındaki zamanı uzatmayı öğrenmesine yardım edebilirler. Son yemekten sonra belirli bir süre geçtiği için bebeği otomatik olarak uyandırırsanız bebek de o saatte acıkmayı öğrenecektir. Benzer şekilde, bebek öğünler arasında uyanır ve siz hemen onu beslemeye koşarsanız bir

Sihirli etki vadeden parfümleri unutun, cinsel yaşamınıza hareket katmanın anahtarı mutfağınızda saklı! DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Normal kıvamda yumuşak kaka yapan, neşesi yerinde kilo almış bir bebeğin günde bir kez kaka yapması kabızlık sayılmaz.
• Aldığı besin kendine yetmeyen, aç kalan bebeklerde, DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »