Zihinsel gerilik, okulu bir mücadele meydanı haline getiren yüzeysel gerilikten sürekli bir gözetim gerektiren derin geriliğe kadar çok geniş bir bozukluğu ifade etmektedir. Zihinsel açıdan geri olan çocuklar motor becerilerini kazanmada ve dili kullanmada da ağırdırlar. Bu yüzden yaşlarına uygun olan heyecansal olgunluk ve toplumsal beceriler bakımından da geri kalmaktadırlar.
Normal olan bazı çocuklar, bu gelişme alanlarından biri ya da diğerinde geri kalabilirler. Bu olay, neticede geri kalmayacak bir çocukta gelişimin geri kalışını gösterir. Diğerleri bir rahatsızlığı gösteren duygusal ya da sosyal geri kalmışlığa sahiptir. Ne var ki zihinsel açıdan geri çocuk tüm bu alanlarda geridir ve akranlarına yetişemeyecektir.
Çocuk okula başlayana dek hangi alanlarda geri olduğu anlaşılamamaktadır. Sorunu az olan çocuklar akademik becerileri edinebilirler ancak bu alanlarda da normal bir çocuktan daha geridirler. Böyle çocuklar, eğitimsel olarak zihinsel özürlü olarak tanımlanmaktadır.
Orta dereceli geri çocuklar, giyinmek ve tuvaletini yapmak gibi kendilerine bakma becerilerini öğrenebildiklerinden, eğitilebilir geri çocuklar olarak adlandırılmaktadırlar. Akademik
okul programlarından faydalanabilmek için sınırlı yeteneklere sahiptirler ama günlük faali
yet merkezlerine devam edebilirler. Bu yüzden
mağazalarda belirli işlerde çalışabilecek derecede eğitilebilirler. /
Çok şiddetli ya da derin bir şekilde*geri olan çocuklar, asgari kendi işini görme becerilerini öğrenebilirler, tuvalet eğitimini almışlardır, ancak yine de yoğun bir bakım ve gözetime ihtiyaç duyarlar. Az öğrenirler, dil yetenekleri yoktur.
Geçmişte geri çocukların çoğu az geri olanlar bile kurumlarda yaşıyorlardı. Günümüzde büyük çoğunluk evde ya da kendi topluluklarında küçük grup evlerinde oturmaktadırlar. Yavaş öğrenenler için özel eğitim programları tüm bölgelerdeki okullarda mevcuttur ve çok şiddetli derecede geri olanlar için topluluklar içinde sosyal ve eğlence fırsatlarını sağlamak için hazır pek çok kaynak vardır.
Çocuklar okula başlayana dek pek çoğunda ilk işaretlerinin görülmesine karşın az gerilik gerçekten teşhis edilemez. Ancak okula başladığında çocuklar geniş akran çevreleriyle karşılaştırıldıklarından aralarındaki gelişme farklılıkları açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır.
Eğer çocuğunuz zihinsel açıdan geriyse, tedavinin amacı, hangi düzeyde olursa olsun çocuğu potansiyelinin zirvesine yükselterek, mümkün olduğu kadar özrüyle başa çıkmasını öğreterek yardımcı olmaktır.
Teşhis bebeklikte konulduğunda bebek ve ebeveynleri bazen bebek teşvik programına kaydolabilirler. Böyle bir program, heyecansal, entelektüel ve fiziksel gelişmeyi kolaylaştırma girişiminde çok duygusal bir teşvik sunmaktadır. Bu program ebeveynlerin, çocuklarının sahip olduğu güçlü ve zayıf yanlarını kavramalarına da yardımcı olur, genellikle heyecansal bakımdan çok zor olan bu dönemde ailelere destek olur.
Her çocuk gibi zihinsel açıdan geri çocuklar da arkadaşlara ihtiyaç duyarlar. Okullarda geri çocukların normallerle karışmasına rağmen, geri çocuklar genellikle halen sınıf arkadaşları tarafından kabul görmezler. Bu yüzden ebeveynler çocuklarının sosyal ve eğlence faaliyetlerini kendileri planlamalıdırlar. Yaz kampları da dahil olmak üzere geri çocuklar için çeşitli faaliyetler öneren organizasyonlar vardır. Bu programlar hem çocuğun toplum ortamında kendini daha rahat hissetmesine, hem de bağımsızlığının artmasına yardımcı olmaktadır.
Son olarak, geri bir çocuğa bakmak aileye de pek fazla zaman bırakmayacaktır. Çocuklarına ne kadar bağlı olurlarsa olsunlar ebeveynlerin de arada sırada bir değişikliğe ihtiyacı vardır. Çocuklarının özürlü oluşundan dolayı, normal çocuklarını bakıcıya bırakan pek çok aile aynı şeyi geri çocukları için de yapmak istemektedirler. Pek çok topluluk bu ihtiyacın farkına vardığından dinlenme merkezleri açmışlardır ki, bu merkezlerde ebeveynler geri çocuklarını, deneyimini yine bu tür çocukların arasında kazanmış bakıcıların eline bırakmaktadırlar. Böyle bir seçeneğe sahip bir topluluk içinde yaşayacak kadar şanslıysanız, bundan faydalanmalısınız.

Yeni doğmuş bir bebeğin aldığı tıbbi bakımın çoğu, bebeğin hastalık bulaşmasına karşı korunması şeklindedir.
Kimi zaman, doğum kanalındaki bakteriler yüzünden yeni doğan bebekte enfeksiyonlar meydana gelmektedir. Bu yüzden, doğumdan hemen sonra, yeni doğmuş bebeğin gözleri, eritromisin merhemi sürmek ya da gümüş nitrat damlatmak suretiyle korunur.
iç kanamayı önlemek için K vitamini enjekte edilir. ilaveten PKU (phenylketonuria), glactosemia ve tiroid hormonu eksikliği tehlikelerine karşı gerekli testler yapılır.
Çoğu hastanede, anne ve babasından başka kimsenin bebekle yakından temas etmesi yasaklanmış ya da kısıtlanmıştır. Bununla, yeni doğan bebeğin enfeksiyona karşı korunması amaçlanmaktadır.
Hastaneyi terk ettikten sonra, aynı nedenle, bebeğinizi yabancılarla temas etmekten bir dereceye kadar korumaya devam etmeniz akıllıca olacaktır. Ateş ya da diğer rahatsızlıklar büyük bebekler için önemli olmamakla birlikte, yeni doğan bebeklerde bu tür işaretlerin en azından yaşamlarının ilk ayında yaşamsal olduğunu hatırdan çıkarmayınız.
Bebeğin bir doktor tarafından düzenli bir kontrole tabi olması çok önemli bir noktadır. Hastaneden ayrılmadan önce, doktorunuz size bunun için gereken programı söyleyecektir. Genellikle ilk takip ziyareti, bebek 2 haftalık olduğu zaman yapılır. Bazı çocuk doktorları ya da pratisyen hekimler, bebeğin bir yaşına girene kadar ayda bir kez doktora götürülmesinden yanadırlar. Bazı hekimler de, her şey yolunda gidiyorsa, 2 ayda bir ziyaretin yeterli olacağını belirtmektedirler.

Alınan enerjinin harcanandan az olması sonucunda organizmada zayıflık denen hastalık oluşur.
Vücuttaki yağ dokuları kullanılır ve daha sonra kas dokuları kullanılarak enerji sağlanır ve alınan enerji az olduğu sürece bu böyle devam eder. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Boğaz ağrısı, en sık karşılaşılan şikayetlerdendir. Bu yüzden birçok kişi muayene ve tedavi olmaktadır.

Boğaz Ağrısına Ne Yol Açar?

Boğaz ağrısı, birçok rahatsızlığın belirtisi olarak ortaya çıkabilir. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Kızamıkçık, solunum yoluyla veya direkt temasla bulaşan ve 3 gün kadar süren bir döküntüyle seyreden bir hastalıktır.

Belirti: döküntü, ensede ve kulak arkasında lenfadenopati (beze). 2-3 hafta süren bir kuluçka döneminden sonra hafif ateş, başağrısı, nezle hali ve öksürük başlar. Döküntü, yüzden başlar, hızla vücuda yayılır. Pembemsidir. 2. Günden itibaren solmaya başlar, 3. gün kaybolur. Hastaların %25′i, hastalığı döküntüsüz geçirir ve tanı konamaz. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Kışın yıpranan, sönen, pırıltısını kaybeden saçları artık güneşin kurutucu, havuz ve denizlerin yıpratıcı etkisi bekliyor. Bu yüzden şimdi bakım zamanı…

Güneşin gittikçe daha etkili hale gelmesiyle içimiz neşeyle dolarken kadınlar da açılmaya başladı ama birçok sorunla birlikte: Selülit, yağlar, varisler, lekeler, tüyler, istenmeyen bir sürü şey… Herkes bir formülün, bir kremin, bir ustanın peşinde. Bu arada saçlarımız da berelerin, şapkaların altından çıkıyor.
Kış ayları boyunca soğuk havalar, hava kirliliği yüzünden yeterince yıpranan saçları bahar ve yaz aylarıyla birlikte yeni düşmanlar bekliyor: Havuz ve deniz suları, güneşin zararlı etkileri, yağlanma vb. O yüzden saçınıza bakmaya ne kadar çabuk başlarsanız o kadar iyi. Hem kışın kötü etkilerini silersiniz hem de onları yazın getirdiklerine karşı hazırlayabilirsiniz.
Saçlarınızın bakımı için öncelikle yapmanız gereken şey kuaförünüze danışmak. Ondan saçınızın cinsini, eksiklerini, saçınız için nelere ihtiyacınız olduğunu öğrenebilir, ona göre bakım yaptırabilir ya da ürün satın alabilirsiniz. Kuru, yıpranmış görünümlü saçlardan daha parlak, canlı ve güçlü saçlara geçebilirsiniz. Özellikle şu sıralar piyasada o kadar yeni saç ürünü var ki inanamazsınız.

Ballı, zeytinli, haşhaş tohumlu ürünler
Yeni ürünlerden bir tanesi The Body Shop’un tüm dünya ile birlikte Türkiye’de satışa sunduğu saç bakımı serisi. Ballı, zeytinli, ısırgan otlu şampuanlar ve kremleri; normal, kuru, yıpranmış, yağlı saçlar için ayrılıyor. Nemlendirici maskelerden içinde haşhaş tohumu yağı bulunanı tüm saçlar; Brezilya fıstığı bulunanı ise kimyasal işlem görmüş saçlar için.
Bir başka yeni ürün, daha doğrusu iki ürün ise BC Bonacure’den. Özellikle ışıltısız, kuru, yıpranmış saçlara tavsiye ediliyor. Saça derinlemesine bakım yaptıkları kuru ve kıvırcık saçlarda da elektriklenmeyi önledikleri söyleniyor.
Elidor’un yeni serisi çabuk sönen ince telli saçlara yönelik. Özellikle saatlerce saçlarını daha dolgun, hacimli göstermek için çabalayan kadınlar birkaç saat içinde yine kafalarına yapışık bir hale dönen saçlarına çok sinirlenirler. Belki Elidor’un bu yeni serisi onları bu dertten kurtarabilir. Seride şampuan ve saç kreminden başka bir de banyo sonrası uygulanan, şekil vermeye yardımcı bir krem bulunuyor.
Şekil vermek deyince… Şekil vermek özellikle elektriklenen saçlarda sorun oluyor. Çoğu kadın saçlarını açıkken daha çok sevse de bu yüzden toplamak zorunda kalıyor. Pantene’in düz saçlar için çıkardığı Pantene ekstra düzleştirici serisi elektriklenmeyi en aza indirmeyi amaçlıyor.

Bu yaz 1920′ler de var 80′ler de

Schwarzkopf her yıl yaptığı gibi 2004 ilkbahar-yaz sezonunun saç, makyaj ve kıyafet modası için uluslararası trend danışmanları ile birlikte çalıştı. Ortaya altı tane stil çıkardı. Bu stiller saçlara
şöyle yansıyor:
Çarliston stilinin esin kaynağı 1920′ler. Farklı uzunlukta kaküllerle modern bir kesim uygulanıyor.
Farrah stilinde ise yuvarlak hatlı bir kesim karşımıza çıkıyor. Saçlar uzun, renkler kahverenginin tonları.
Sörf stili sportifler için. Hacimli, dağınık, kırpık kırpık. Renk ise denizden ve güneşten açılmış hissi veren doğal sarı renkler.
Rodeo’da kovboy kızı görünümü ön planda. Küt saçlar, saçın dış tarafında uzunluklar… Kırmızı ve koyu pembe tonları…
Casual 01 ve 02 stilleri de spor giyimi seven erkekler için.
Bu saç modellerini Schwarzkopf’la anlaşmalı olan Suadiye ve Bebek’teki Ebil Kuaför; Göztepe’deki ve yakında Etiler’de de açılacak olan NÖF Kuaför gibi çeşitli kuaförlerde yaptırabilirsiniz.

Şekilli olmak için

The Body Shop’un yeşil çaylı jölesi tüm saç türleri için. Kıvırcık veya ince saçlar için de buğday proteinli dolgunlaştırıcı köpük öneriyorlar.
Yenilenen Wellaflex sprey ve köpükleri; normal etkili, boyalı saçlara özel, dolgunlaştırıcı etkili ve ultra güçlü etkili olarak dörde ayrılıyor. Ayrıca ince telli saçlar için yumuşak etkili köpük ile “parlaklık ve hacim veren” sprey de Wellaflex ürünleri arasında.

Gittikçe ağırlaşan makyaj çantalarına el atma zamanı çoktan geldi. Yapmamız gereken içindekileri bir masaya boşaltmak ve içlerinden yalnızca beş tanesini seçip çantaya geri koymak.

1.Rimel:

Sabah sürdüğün rimelden gün içinde ne kadarı kalabilir ki? Bu yüzden olmazsa olmazların ilki rimel. Gün içinde yapacağın küçük bir rötuş gözlerine canlılık katacaktır.

2.Ruj:

Özellikle kış aylarında kuruyan dudaklarımızı nemlendirmesi için sıksık ruj kullanırız. Aplikatörle uygulanan sıvı rujları tercih edebilrisin. Hem dudağının nemlilik süresini uzatır hem de aplikatörle dudak çevreni rahatça belirlersin.

3.Pudra:

Doğru seçilmiş kaliteli bir pudra pürüzsüz görünen bir cildin vazgeçilmezidir! Kış aylarında kuruyan cildinin üzerinde pul pul bir görüntü olmasını istemiyorsan toz pudra kullanmamalısın. Olabildiğince kompakt, kremsi ya da süngeri ıslattığında fondöten kıvamına gelen pudraları tercih edebilirsin.

4.Nemlendirici:

Yaz aylarında pudradan önce en faydalı makyaj altı bazı nemlendiricidir. Cilt tipimize uygun nemlendiricimizi bütün kış yanımızdan ayırmamalıyız. Üzerine süreceğin pudranın rengini kuvvetlendirmek ve daha pürüzsüz bir görüntü vermek için ten rengindeki nemlendiricileri deneyebilirsin.

5.Allık:

Cildin pul pul olmaması için kremsi allıklar kullanabilirsin. Eğer iki farklı rengin olduğu allıklardan kullanıyorsan diğer rengi de gözlerinin üzerine far olarak uygulayabilirsin. Parfümerilerde hem ruj, hem allık, hem de far olarak kullanılabilen ürünler satılmaktadır. Bunlar çok amaçlı olması bakımından son derece pratiktir.

Kaynak: e-kolay.net \ kadin