İshal fazla sıklıkta (anormal yumuşaklıkta ya da sıvı dışkılama), çocuk doktorlarını ya da aile doktorunu görmek için en sık rastlanan sebeplerden biridir. Bebeğiniz 3 yaşına varıncaya kadar bir ila üç ciddi ishal nöbeti geçirecektir.
1 yaşına kadar bebeklerde ishal genellikle virüs kaynaklı enfeksiyonlardan kaynaklanır. Bazı vakalarda sebep bir bakteri ya da bağırsak sistemine giren bir toksin de olabilir. İshal uygulanmakta olan diyet yüzünden de meydana gelebilir, çünkü yumuşak dışkının nedeni yeni gıdalar olabilir. Son olarak ishal, kronik mide bağırsak hastalıkları, anatomik bozukluklar ve doğuştan kusurlar yüzünden meydana gelebilir.
Mama ile beslenen bebeklerde dışkılama sayısı artar ve dışkı yumuşak ya da sulu, bazen yeşilimsi olabilir.
Bununla beraber anne sütü ile beslenen bebeklerde dışkının kıvamı çorba kreması şeklindedir. Kimi zaman, anne sütü ile beslenen sağlıklı bir bebeğin dışkısı yeşil olabilir. Sıklığa gelince, anne sütü ile beslenen bebeklerin çoğu her beslenme sonrasında dışkılarlar. öyle ise anne sütü ile beslenen bebeğinizin ishal olup olmadığını nasıl anlayabilirsiniz? Dışkıda kan, safra ya da kötü bir koku (anne sütü ile beslenen bebeklerin dışkıları genellikle kötü kokmaz) belirleyici bir işaret olabilir. Dışkılama sıklığında ani bir artma dikkat edilmesi gereken başka bir işarettir. Kuşkulandığınız takdirde, kendinize, bebeğinizin davranışlarında bir

değişim olup olmadığını sorun. İştahı mı azaldı, hasta mı davranıyor ya da ateşi mi var?
Eğer bebeğiniz ishal ise ne yapmalısınız? Eğer bebek normal davranıyor ise diyetinde bir değişiklik yapmak genellikle yeterlidir. Bebeğin ishali hafif ise (yumuşak dışkı), bebeğinize mamasında ekstra sıvılar vermeye çalışın ya da her biberon şişesine 30 ila 60 gr. fazladan su ilave etmeye çalışınız. Eğer bebeğinizi anne sütü ile besliyorsanız her zamanki gibi devam ediniz. bu durumda bebeğinize ayrıca su ya da oral olarak verilen (eczanelerde satılan) solüsyonları iki emzirme arasında içirebilirsiniz
Eğer hafif olarak ishal olan bir bebek katı gıdalar yemiş ise, böyle bir bebeğe elma suyu, muz, kaynamış havuç ve pirinç lapası gibi gıdalar veriniz. Çünkü bu tür gıdalar dışkıyı katılaştırabilir. Ne tür bir besleme yapacağınızı bilmiyor iseniz doktorunuza danışınız. Mama ile beslenen bebeklerde ishal sulu ya da çok sıklıkla meydana geliyor ise, 24 saat boyunca tortusuz sıvılar dışında bebeğe hiçbir şey verilmemelidir. İshal nedeni ile kaybedilen elektrolitleri telafi etmek için ağızdan elektrolit içeren solüsyonla takviye yapılmalıdır. Vücudun su kaybetmesini önlemek için sıvı içirmek de önemli bir çözümdür. Bu yüzden bebeğinize su içirmelisiniz. Tekrar mama vermeye başladığınızda doktorunuz size, inek sütü ile yapılanmamalara nazaran ishale daha az yol açan bir soya maması tavsiye edecektir. Mamaya, bebeğin dışkısı normal kıvamını alıncaya kadar 30 ila 60 gr. ekstra su ilave etmelisiniz. Yukarıda tavsiye edilen gıdaların yanında herhangi bir katı gıda verilmemelidir. Bebek bakımı ile uğraşan bir kimse, ishalin bir virüs ya da bakteriden kaynaklandığını ve son derece bulaşıcı olduğunu hatırından çıkarmamalıdır. Bebek bezlerini değiştirirken elinizi iyice yıkayınız.
İshalin birçok vakalarda 72 saat içerisinde geçmesine ve diyet değişikliği ve sıvı alımının artırılması dışında herhangi bir başka tedbir gerektirmemesine karşın ağır ishal (özellikle 1 yaşına gelmemiş bebeklerde ve küçük çocuklarda) çok tehlikeli olabilir. Bunun nedeni aşırı su kaybıdır. Vücudun su kaybı çoğunlukta hastaneye yatmayı gerektirir. Hastanede, kaybedilen su, bebeğe damardan sıvı vermek suretiyle telafi edilir.
Eğer bebeğiniz ishal ise aşağıdaki işaretlerin meydana gelip gelmediğine bakınız.
Bebek 8 saat ya da daha fazla altını ıslatmadı mı; gözyaşı gelmeden ağlıyor mu; ağzı kuru mu; 8 saat içinde sekizden fazla ishalli dışkılama oldu mu; dışkısında kan var mı; ishalle birlikte üç ya da daha fazla berrak sıvı kustu mu ya da bebek hasta olduğunu belli eder şeklinde davranıyor mu?
Eğer bebeğinizde bu işaretlerden herhangi birisi var ise derhal doktorunuza haber veriniz.

Diyafragmatik fıtık, diyaframda normal olmayan bir açıklığın karın bölgesi içeriğinin bir kısmının göğüs bölgesine doğru taşmasını mümkün kıldığı durumlarda meydana gelir. Çok ciddi vakalarda, mide ve barsakların büyük bir kısmı, kalp ve akciğerlerin yer değiştirmesine neden olur.
Bu anormallik doğumdan kısa bir süre sonra bebeğin fıtık yüzünden solunum güçlüğü çekmesi ile teşhis edilir. Bu durum bebeğin yaşamını tehdit eden bir durumdur ve acilen ameliyat edilmesi gerekir. Bununla beraber,
çoğunlukla fıtık aylar sonrasına kadar kendini belli etmeyebilir.
Geç ortaya çıkan diyafragmatik fıtık semptomları arasında kusma, ağır karın ağrıları, beslenme sonrası rahatsızlık ve kabızlık sayılabilir. Kimi zaman herhangi bir belirti ortaya çıkmaz ve problem ancak rutin röntgen çekimleri esnasında keşfedilebilir. Eğer doktorunuz bebeğinizde diyaframatik fıtıktan kuşkulanıyor ise, teşhisi desteklemek için röntgen çekimine gerek duyulabilir.
Ameliyat gerekli bir tedavi şeklidir. Doğduktan sonraki ilk 3 gün esnasında diyafragmatik fıtık teşhisi konan ve hastalıktan ciddi şekilde etkilenmiş olan bebeklerde, ölüm oranı %50′dir. Bununla beraber, solunum güçlüğü şikayeti olmayan bebeklerin çoğu hayatta kalmayı başarabilir.

Yeni doğmuş bir bebeğin aldığı tıbbi bakımın çoğu, bebeğin hastalık bulaşmasına karşı korunması şeklindedir.
Kimi zaman, doğum kanalındaki bakteriler yüzünden yeni doğan bebekte enfeksiyonlar meydana gelmektedir. Bu yüzden, doğumdan hemen sonra, yeni doğmuş bebeğin gözleri, eritromisin merhemi sürmek ya da gümüş nitrat damlatmak suretiyle korunur.
iç kanamayı önlemek için K vitamini enjekte edilir. ilaveten PKU (phenylketonuria), glactosemia ve tiroid hormonu eksikliği tehlikelerine karşı gerekli testler yapılır.
Çoğu hastanede, anne ve babasından başka kimsenin bebekle yakından temas etmesi yasaklanmış ya da kısıtlanmıştır. Bununla, yeni doğan bebeğin enfeksiyona karşı korunması amaçlanmaktadır.
Hastaneyi terk ettikten sonra, aynı nedenle, bebeğinizi yabancılarla temas etmekten bir dereceye kadar korumaya devam etmeniz akıllıca olacaktır. Ateş ya da diğer rahatsızlıklar büyük bebekler için önemli olmamakla birlikte, yeni doğan bebeklerde bu tür işaretlerin en azından yaşamlarının ilk ayında yaşamsal olduğunu hatırdan çıkarmayınız.
Bebeğin bir doktor tarafından düzenli bir kontrole tabi olması çok önemli bir noktadır. Hastaneden ayrılmadan önce, doktorunuz size bunun için gereken programı söyleyecektir. Genellikle ilk takip ziyareti, bebek 2 haftalık olduğu zaman yapılır. Bazı çocuk doktorları ya da pratisyen hekimler, bebeğin bir yaşına girene kadar ayda bir kez doktora götürülmesinden yanadırlar. Bazı hekimler de, her şey yolunda gidiyorsa, 2 ayda bir ziyaretin yeterli olacağını belirtmektedirler.

Kilo alamayan bir bebek aynı zamanda kilo kaybedebilir de. Doktorunuz, mama hazırlama şeklini değiştirmenizi, öğün sayısın artırmanızı ya da kilo alamama durumunu ortadan kaldırmak için, meme sütüyle destek olmanızı tavsiye edebilir.
Bazı bebekler, bebeğin yeme ya da büyüme yetisini engelleyen bazı fiziksel anormallikler yüzünden kilo alamazlar.
Bunlar arasında, damak yarıklığı, mide barsak hastalıkları, kronik kalp yetmezliği, karaciğer ve böbrek hastalıkları, habis tümörler ve salgı bezleri hastalıkları sayılabilir. Bu hastalıklardan herhangi birinin olup olmadığını anlamak için doktorunuz çeşitli testler yapabilir. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Olgunlaşmış gebelik sonucunda, yani normal zamanında doğmuş bebeklerin yaklaşık yüzde 60′ı doğum sonrası ilk hafta içinde sanlık geçirirler ve bu oran prematüre bebeklerde yüzde 80′e çıkar.
Sarılık (cildin sarı bir renk alması) kendi başına bir hastalık olarak meydana gelmez; daha çok, yeni doğmuş bebeğin karaciğerinin henüz olgunlaşmamış olması nedeniyle metabolizmadaki bilirubin yüzünden meydana gelir. Dolayısıyla, bilirubin cilde vurur ve sarımsıbir renk verir. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »