zar


Anatomide makroskopik ya da mikroskopik boyutlu, az ya da çok farklılaşmış ve karmaşık yapıda, geniş ve yassı katman biçimli oluşumların genel adı. Vücutta çok çeşitli yapıda vardır. Bazıları ağsı, kollajen ya da esnek bağdokudan oluşmuştur. Organların yapısını tamamlayan ya da çeşitli anatomik yapıları birbirine bağlayan bu tip zarlara örnek olarak epitelin taban ı, gırtlaktaki tiroit ve krikotiroit , kalça eklemindeki tı-kayıcı (obtürator) verilebilir. Bazı zarların çok hücreli bir yapısı vardır. Bunlar çeşitli tipte dokulardan oluşmuştur ve temel işlevleri örttükleri anatomik oluşumları korumaktır. Mukoza, seröz ve sinovya ı buna örnektir. Kulak ı (timpan) ve gene kulakta Corti aygıtını örten jelatinsi gibi bazı zarlar çok özel işlevleri yerine getirir. Embriyon ve dölütün gelişimi sırasında ortaya çıkan koryon ve amniyon zarları da oluşum halindeki organizmayı besleyip koruduğundan çok önemlidir. Hücre düzeyinde terimi protoplazmanın dış sınırını belirleyen hücre ı ile hücre çekirdeğini çevreleyen çekirdek ını belirtmek için kullanılır. patolojide de kullanılan bir terimdir. Bazı hastalıklarda oluşan hiyalin ı ve piyojenik buna örnektir. Hiyalin ı fibrin, yağ, protein ve hemoglobinden oluşan, homojen görünümlü patolojik bir oluşumdur; akciğerlerde hava keseciklerinin (alveol) yüzeyini kaplar ve ancak mikroskop altında görülebilir. Prematüre doğumlarda yaşamın ilk saatlerinde görülür. Alveol duvarı epitelini örten sürfaktan adlı yüzey gerilimini azaltıcı maddenin yapımındaki bozukluğa bağlı olarak ortaya çıkar. Hiyalin ının varlığı kan ile hava arasındaki gaz alışverişini engeller. Hastanın çok sık ve güç solunum yapmasına ve morarmasına yol açar. Hızla ölüme doğru ilerleyen bu bozukluk yaşamın ilk günlerinde görülen ölümlerin en yaygın nedenini oluşturur. Hiyalin erişkin hastaların akciğerlerinde de görülebilir. Alveol epitelinin zarar gördüğü çeşitli patolojik durumlarda (örneğin virüs kökenli akciğer iltihaplarında, tahriş edici gazların solunması sonucunda, hücre gelişimini durdurucu ilaçlarla tedavi sonrasında) ortaya çıkabilir.
Piyojenik patolojide apse duvarını belirtmek için kullanılan bir terimdir. İrinleşme sürecinin akut evresinde, iltihaplı dokudan oluşur. Apsenin boşalmasından ve boşluğun irinden temizlenmesinden sonra piyojenik zardan kaynaklanan onarım süreci başlar; apse boşluğu dolarak nedbe dokusu oluşur.

Bu yazı daha önce 21 defa okunmuştur

Etiketler: ,
Tarih 20 Temmuz 2009 – 05:20

Post a Comment